Heykel
Yıllarca, iki  kahraman heykeli, biri erkek, biri dişi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmış, ta ki bir gün bir melek cennetten gelene kadar. "Sizler iyi ve  örnek heykel oldunuz, bu yüzden ben de size özel bir hediye vereceğim.
Yarım  saat için sizi canlandıracağım, siz de bu süre içinde ne isterseniz yapabileceksiniz" demiş. Ve melek ellerini çırpar çırpmaz heykeller canlanmış.
Birbirlerine biraz utanarak yaklaşmışlar, ama sonra hızla parktaki çalılıkların arkasına koşmuşlar.
Kısa bir süre sonra çalılıkların arkasından  kıkırdaşmalar, kahkahalar duyulmuş, çalılar sallanmış. On beş dakika sonra,  çalılıklardan çıkmışlar. ikisinin de yüzünde geniş bir tebessüm varmış.
-"On beş dakikanız daha var" demiş melek, gözlerini anlamlı anlamlı kırparak.
Dişi heykelin yüzündeki tebessüm biraz daha yayılmış ve erkek heykele  dönmüş:
-"Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben sıçaacağım kafasına  !.."
 

iki borsaci yolda gidiyorlarmis.Bir de bakmislar yerde bir bok.Yasli ve ustad  olan genc olana donmus, 'Bunu yersen sana 1 milyar veririm' demis.Genc dusunmus ve 1 milyarin buna degecegine karar vermis.Pisligi yemis,parayi almis.Biraz daha yurumusler,yerde bir bok daha.Bu defa genc olan,herhalde sonradan yaptigina pisman olmus ki,ayni teklifi yapmis.Yasli biraz dusunmus ve 'olur' demis,boku  yemis,parayi almis.Biraz daha gitmisler,genc ustadina donmus,' ustad,bu nasil  is?' demis.' Ikimiz de hala ayni miktarda paraya sahibiz ama bok yedigimizle  kaldik'
Üstad bilgic bilgic kafasini sallamis, 'Ama 2 milyarlik islem hacmi gerceklestirdik...
 

Ülkemizde seneler önce konsolos olarak çalısmış bir Alman tekrar tatil için  ülkemize gelir. Çeşitli yerleri dolaşır.Topkapı,Dolmabahçe,Ayasofya v.s.. Dolaşırken aklına birşey takılır.Ve vatandaşın birine yaklaşır.
Bozuk bir  turkce ile:
-Pardon der.Size bir şey sorabilir miyim? Ben ülkenizde eskiden  konsolostum ve benim zamanımda iki büyük politikacı vardı.
Biri sempatik  kasketli bıyıklı esmer bir adamdı.
Diğeri klasik,şişman, kel kafalı, fotr şapkali bir adamdı.Ne oldu bunlara ? der.
Vatandaş bir süre konsolosa bakar  ve:
-Valla o sempatik adamin SEMPA ' si gitti TiK ' i kaldi. Durmadan gözünü kırpyor.Başka birşeyde yapmıyor.
Diger klasik adamında KLA 'sı gitti .Sik 'i  kaldı. Anamızı belledi. Biz artik ona baba diyoruz.
 

Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde giden
kopekli bir adam, arkasynda bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir baska
tabut ve tek syra olmus yaklasyk 200 adam. Tuhafina gider. Kafilenin
basindaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklasir ve sorar;
"Beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatyrlatmak istemem ama olenler neyiniz  oluyor?"
Adam yanitlar
"Ondeki karim arkadakide kayinvalidem."
"Vah vah basiniz sagolsun. Nasil oldu?"
"Kopegim karima saldirip oldurmus. Kayinvalidemde karima yardima gelmis onu da oldurmus."
Adam biraz dusundukten sonra sorar;
"Beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?"
"Siraya gec"

HINCAL ULUÇ ( 9 Ağustos 1998 ) yazısı
Genç adam,yeni tanıştığı kız arkadaşına hediye vermek istemişti.Bu ona alacağı ilk hediye olacaktı.Bu yüzden fazla özel birşey seçmemeye karar verdi.Ama alacağı şey birazda romantik olmalıydı.O gece çiseleyen karın altında  yürürlerken avucunun içinde ısıtmaya çalıştığı elleri hatırladı ve eldiven almaya karar verdiAlışverişe bu tür işlerde becerikli olan kardeşi ile çıktı.Bir büyük mağazadan içi kürklü bir çift eldiven aldılar.Kız kardeşide kendine Bir çift dantelli kilot beğendi.Mağazadaki paketleme sırasında bir karışıklık oldu ve eldiven kız kardeşinin paketine kilotlar da mağazanın özel kuryesi ve içindeki özel not ile birlikte kız arkadaşının evinin yolunu tuttu.
 

Sevgilim,
Geçen akşam seninle çıktığımızda bunlardan giymediğini fark ettim. Eğer kız kardeşimle beraber olmasaydım ben uzun ve düğmeli olanlarını alırdım, ama kardeşim kısa ve düğmesiz olanlarından kullanıyor.Çıkarması daha kolay oluyormuş.Renginin açık olması çabuk kirleneceği izlenimini veriyor.Ancak bunları satın aldığım bayan tezgahtar bana kendisininkini gösterdi.Üç haftadır kullanıyormuş. Yakından baktım hiç kirlenme yoktu.Tezgahtar bayandan birşey daha rica ettim.Seninkileri giyip nasıl durduğunu bana üzerinde göstermesini istedim. Hemen giydi. Çok şık duruyor,elimi uzattım ,okşar gibi sıktım.Elede çok hoş geliyor.Keşke bunları ilk giyişinde yanında olup sana yardım edebilseydim.
Seninle buluşuncaya kadar birçok yabancı elin ona dokunacağını düşünmek beni üzüyor. Çıkardığın zaman içi biraz nemli olabilirmiş.O zaman üfleyerek havalandırman gerekiyormuş.Önümüzdeki günlerde bunları nasıl avcumun içine alıpnasıl defalarca öpeceğimi düşünüyorumCuma akşamki buluşmamızda Giymeyi sakın unutma sevgilerimle...
Not: ;En son moda , giydikten sonra üsten aşağı kıvırarak biraz tüy görünmesini sağlamakmış